Ali Şeriati

Ali Şeriati

Aksine bir düşünceyi, bir dini bozan şey, dosttur. Ya da dost toplumda baş gösteren düşmanlıktır. Bütün dinler, içeriden bozulmuş ve çürümüştür.

Bana göre insan bir şahsın özel adı olmayıp, bir durum ve bir niteliktir. Bu sebeple artıp eksilmesi mümkündür.

Ben herkesi rahatlatmak için gelmedim, ben rahatları rahatsız etmek için geldim.

Bir ruhun kemal derecesi, yaşamaktan duyduğu sıkıntının derecesiyle doğru orantılıdır.

Bizim içinse önemli olan insani görevi yerine getirmek ve Allah’ın yolunu takip etmektir. şayet zafer elde ettiysek duamız, zulümden, hakkı yok etmekten ve gururdan emanda olmaktır. şayet yenildiysek kötülükten ve zilletten uzak kalmak ve şehadetin nasibimiz olmasıdır!

Evet, daha fazla insan olan kimse, insanın, yarısı itibariyle ortaklığının bulunduğu doğayla arasında daha fazla aralık ve uyumsuzluk olan kimse demektir.

Her din, çöküşünden ve çizgisini ilk çizgisine zıt bir şekilde belirledikten sonra; kendini bilen, aydınlığı olan, o dinin hakikatini bilen, bu sapmayı teşhis etmiş olan ve o iki gruptan da (ne düşüş, alçalma ve kötü değişime inanan kesimden ve ne de bu alçalma ve kötü değişime kail olan, din budur [diyen] ve sonra karşı çıkan yarı aydın gruptan) olmayan o iki grubun düşüncesinin tersine başka bir şeyin var idiğini ve başka bir şeyin olmuş olduğunu bilen tam bilinçli kimseler tarafından [ihya edilir].

Her şeye karış ve hiçbir şeye bulaşma. İnzivada pak kalmak, ne zordur ne de bir değere sahiptir. ‘İnsanlarla ol ve insanlarla olma’ gerçekten peygamberce bir sözdür.

Hiçbir inkılapçı hareket mutlak kamil olduğu bir noktadan başlamamıştır. İnkılapçı çevre oluşunca her ne kadar eksik de olsa bir çaba ve bir kıvılcım, işe başlamak için yeterlidir. İşin içinde eksikler giderilir, kemal merhalesi ve başarı muhakkak gelecektir…

Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.

İran’da her tarafın, dağ taşın uyutmak için ninni söylediği şu anda sizler neden mırıldanıp iniltiler okuyasınız ki. Uyanabilmeleri için feryat edin…

Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.

Onlar Nuşirevan’ın adalet zincirlerini boyunlarına vurdular ve ahırları bayındır kıldılar, ben ise sarayları terk ettim.

Özellikle de soğuk kış rüzgarlarının esmekte olduğu ve bu vahşet ve karanlık sahrada kurdun gözlerinin ışığından başka bir aydınlığın görülmediği ve bu yolun yolcusunun gözünü kapatıp gönlünü Allah’a dayaması ve öyle yürümesi gerektiği günlerde.

Siz eğer konuşabiliyorsanız, kendinizden, kendi aşklarınızdan, sıkıntılarınızdan ve hayallerinizden söz etmeniz çok insafsız ve namertçe bir şey olur.

Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.

… ya da hayır, en azından elden bir şey gelmiyorsa bir ses çıkarmak ta ki en azından kendimi unutmayayım ki bu da dert getirir.