Aşk Sözleri

Aşk Sözleri

Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.

Ah Seni ah...Çıkmaz sokaklara hapsettiğim gülüşünü, dağlara savurduğum gülüşünü, duvarları boyadığım gülüşünü, derbeder ruhlara nakşettiğim gülüşünü, bileğime morfinlerle damıttığım gülüşünü, çiçeklerle yarıştırdığım gülüşünü, amber kokulu gülüşünü.. Ve seni… Beni kör kuyulardan sonsuz dehlizlerden çıkaran seni seviyorum!

Ah sevda bahçemin tutsak çiçeği. Ben seni oraya hapsettim. Seni hapsettim kırık bir aşk şarkısı eşliğinde. Hüzne buladım seni. Deniz meltemlerini okşayan saçlarını hapsettim kalbimin kıvrımlarına. Ordasın artık. Oradasın ve ne kadar olman gerekiyorsa.

Annem yaşı ilerledikçe elim kolum ağrıyor diyor, ah be annem benim yaşım kaç ki her gün sol yanım ağrıyor..

Aşk davaya benzer, acı çekmek şahide. Şahidin yoksa davayı asla kazanamazsın.

Aşk dünyanın en derin mutluluğuna, en derin acıların dolmasıyla ifade edilir.

Aşk şişe çevirmece oyunundaki şişeye benzer kimde durursa dursun ya doğruluk ister ya da cesaret.

Aşk turşu suyu gibidir. İçenin midesini bulandırır, içmeyenin ağzını sulandırır.

Aşk’ın dünyanın en güzel kızıyla ya da dünyanın en yakışıklı erkeğiyle hiçbir alakası yoktur.

Aslında onun karşısındayken konuşmak istemezsin. Çünkü o an susmak, gözlerine doya doya bakmak senin için en büyük hediyedir.

Ben dilek tutmadım hiç. Hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye.

Ben ıraklarda suskun bir mevlevi. Sen ise kalbimin Aşk-ı kıyameti.

Ben seni serçenin gözyaşı kadar seviyorum. Şimdi diyeceksin ki bu kadar mı ama bilmediğin bir şey var. Serçeler ağladıklarında ölürler.

Beni söylediklerimle anlamaya çalışıyorsun. Ben söyleyemediklerimde gizliyim anlamıyorsun.

Bir deniz düşün susuz. Bir gece düşün uykusuz. Bir bahar düşün çiçeksiz. Bir gönül düşün sevgisiz. Bir de beni düşün sensiz.

Biraz da cesaretti aslında aşk. Gözünü budaktan sakınmamaktı. Ve kabullenmekti olanı da, olmayacak olanı da.

Denize her bakışta sular alevleniyor. Hangi akşamlarda saklı gözlerin bilmiyorum ama ellerin bütün sırlarımı örtüyor. Avucumda yanık bir gül kokusu bırakıyorsun.

Dilek tutmam için yıldızların kayması mı gerekiyor illaki, gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?

Diyebilseydim sevdiğimi, her yanımda olmak istediğini anlatabilseydi gözlerim, seni nasıl sevdiğimi…

Dünyada iki renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda, kimi yanımdasın kimi rüyamda, ama hep aklımdasın sakın unutma.

Gezinip durma kalbimin üstün de. Aşk kırıntıları var yerler de… Günah!

Gözle değil ruhla görülendir aşk. Azap denizinden ruha sabır üfleyen bir dilde çıkan sevgi demetidir aşk. Onsuz olunamayacağını düşünenler için bulunmaz bir erdemdir aşk. Yani seninle çoğalan bir çağlayandır aşk.

İlk aşk ve son aşk arasındaki fark; insanın, ilk aşkını sonuncusu zannetmesi ve sonuncu aşkını ilk gözüyle görmesidir.

Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Karanlığa çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum! Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.

Kalbimi bedenimden söküp senin avucuna vermek istiyorum. O senindir çünkü; senindir artık. Sen ruhumda başladın ve bütün vücudumu kapladın. Bütün vücudum sen artık.

Kulaktan kulağa seni seviyorum demek kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona ‘seni seviyorum’ dersin o başkalarına.

Ne garip değil mi? Hala aklıma geldiğinde içimde bir yerleri sızlatmayı başarabiliyorsun.

Onu gördüğünde için titrerken, sana gözleri dudaklarından önce tebessüm ederse işte aşk budur!

Özlemini bir yıldıza bağla. Her gece çığlıklar atsın. Onu gün ışığına sakla, kimsenin gözü kalmasın. Sevildiğini hep hatırla ki o güzel yüreğin hiç acımasın.

O’nu gördüğün anın daha ilk saniyesinde heyecanlanabiliyorsan; o aşktır.

Seni gökteki yıldızlara benzetiyorum. Onlar kadar parlak ve erişilmezsin ama aranızdaki tek fark onlar milyonlarca sen bir tanesin.

Sevgilimle arkadaşça ayrılacak kadar sahte bir aşk yaşayacağıma, ayrıldıktan sonra söveceğim gerçek bir aşk tercih ederim.

Şimdi burada, ben burada kırılgan bir mıh gibi duruyorum. Vuruyorum kendimi sensizliğe, sensizlik batmıyor canıma, yalnızca acıtıyor beni…

Sırf sevgilinin yüzü gülsün diye, bazen saçmalamayı göze almaktı aşk..

Tenine dokunabilmek mi? Haşa. Gözüm gözünün menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime, tutmayana aşk olsun.

Yıldızlar bin tane. Bini de şahit seni sevdiğime…

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.

Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme… Yanıma gel mevzu kalbimde!

Allah’ım bana bir yol göster, O’na çıksın…

Aşk aynen yazıldığı gibidir: Sesli başlar, sessiz biter.

Aşk bazen o elini ilk tuttuğundaki sıcaklık, gözlerine ilk baktığındaki o ışık ve tenine ilk yaklaştığındaki o tutkudur.

Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler! Güle başka isim versen değişik kokacak mı?

Aşk çoraba benzer; çifttir ve birbirine uymalıdır.

Aşk deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, ama nereden gelip nereye gittiğini kestiremeyiz.

Aşk elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.

Aşk en büyük risk, sevmek onun en büyük hediyesidir.

Aşk gülmek gibidir, zevkte verir acıda.

Aşk herkesi ona benzetip, kimseyi onun yerine koyamamaktır...

Aşk kapıyı çaldığında hemen açma. Bazıları, çocuklar gibi zile basıp kaçıyor.

Aşk sözcüklere ihtiyaç duymaz ki. O yüzden bırak kelimelerle oynamayı sevgili... Ben seni sessizliğinde bile duyarım.

117 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.