Ayrılık Mesajları

Ayrılık Mesajları

Ay ağlıyor sevipte kavuşamayanlar için. Yıldızlar şarkı söylüyor sevipte sevilmeyenler için. Bende ağlıyorum sevipte kavuşamadığım aşkım için.

Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim. Bu şehirleri bu sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim. Şu an ne haldeyim ne dertteyim nerden bileceksin be gülüm. Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim.

Benim kelime hazinem çok geniştir derdim. Senin bir kelimene yetemedim. ‘Git’ ne demekti sevgilim?

Bu şehirden her gidişinde şehri sanki ben uğurluyorum. Sen benden gideli çok oldu ama ben sana hala el sallıyorum…

Dudakların titriyordu sevgili, hoşçakal deyişinle ilk kez adam öldürür gibi.

Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende! Gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.

Dünya bir efsane, hayat bir dram, yaşam bir hüzün, sevmek bir hata.

Gidişin canımı yaksa da devam et, çünkü yürüyüşüne hastayım.

Her gün kendime yeni bir beyaz sayfa açıyorum. Anladım ki sayfa siyah dahi olsa imzayı atan kalemin rengidir. “İnsanın kendisi”

İki insan ayrılırken, şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır.

Neleri alıp götürmedi ki benden ayrılık; kilometrelerce umut, tonlarca sevgi, taradığım saçları, sıktığım elleri…

Sebepsiz yere ağlamak istedin mi hiç? Ağlarken boğazına bir düğüm saplandı mı? Yanağından süzülüp yüreğine düşen her damlada seni seviyorum diye haykırmak geldi mi içinden sevdiğine? Şimdi de ağlıyorum sevdiğim ama sana değil bir kalemde sildiğin aşkımıza ağlıyorum.

Seni sevdim ne yazık ki söyleyemedim. Sen bir umuttun, yüreğimde büyüttüğüm. Bazen karanlık gökyüzünde ışıldayan bir yıldız, bazen de göremediğim masum bir melektin. Bense seni senden habersiz seven biriydim…

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu. Senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu. Anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm.

Sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileye alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Artık anlıyorum hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana.

Umutsuzluğu ihraç eden birçok ülkenin herhangi bir şehrinde bıraktım seni, inzivaya çekilmiş bu hikayenin hüzün dolu tetiğini coktaan çektim, seni öldüreli çok oldu.

Unutulduğunu sandığın her dakikam seni düşünmekle geçti. Yokluğunda, ne kadar istesem de arayamadım, istemediğini düşünerek. Sanki anlamsız olan her şey beni buldu sensiz. Benim için mutluluğun anlamı sensin, sensiz mutluluk, sensiz huzur olamaz inan. Dön bana…

Üzülme gitti diye! Bu yılın modası böyle! Üç gün sever sonra bezer. Senin aradığın Aslı ile Kerem, 21. yüzyılda ne gezer?

Yüreğine sevda eken, ayrılık biçer mi, seven sevilenden kolayca vazgeçer mi, sen beni sevme gülüm, ben yanarım ikimizin yerine yetmez mi?

Acıyı hissetmiyorum. Sevmeyi beceremiyorum. Çaresizlik hiç bitmeyen bir senfoni sensiz…

Aşk karşındakini bulunmaz Hint kumaşı sanmakla, hıyarın teki olduğunu anlaman arasındaki zamandır.

Bak yine soldu güneş. Yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor. Sen yoksun diye inan dertliyim kederliyim. Gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim. seni çok seviyorum

Belimi büküyor böyle ayrılık. Verdiğin acılar hasret tanıdık. Görmedim ki bir gün senden yakınlık. Dönmesinde geri fark etmez artık?

Belki anlamadığım bir his, belki sana kızamadığımın belgesi, belki de samimiyeti yanlış zamanda yanlış insanda aramanın çaresiz anlatılışı idi.

Ben seni bir noktadan geçen doğrular kadar sevdim, sen beni iki noktadan geçen doğru kadar anladın.

Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin... Ama şunu unutma ki bitanem; bir gün sen de seveceksin !!!

Ben sensizdim akşamın yaklaştığı saatlerde. Kahrolursun, görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı.

Bir gün neyi kaybettiğini anlayacaksın ve paramparça ettiğin yüreğimi tekrar bir araya getiremeyeceksin. Sonsuza kadar elveda…

Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

Bir umuttu yalnızlık bir şeyleri paylaşamamaktı belki, gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belki de. Belki belkilerle dolu bir hayattı bu….

Çok uzaktasın beni duymazsın. Unuttun belki de hatırlamazsın. Hani derdin ya sen bitanesin, bitanen burada, sen neredesin?

Eğer hayattan bıkıp ölüme doğru sessizce yürümek istersen, yanıma gel ki sana sensizliğin ölüm olduğunu göstereyim.

Gerçek gülüşler sana, umutlar, mutluluklar sana. Sana yaz, sana bahar, rengârenk çiçekler… Bana yalnızlık, kış, kar ve sahte gülüşler yeter !..

Giderken arkana bakma, çünkü bende bir neden bırakırsın canım.

Güle bakma dokunmak istersin, güle dokunma koklamak istersin, gülü koklama sevmek istersin, gülü sevme ölüme gidersin…

Gülün kokusuna aldanma, dikeni canını yakar…

Hadi git bırak beni eski kısımda. Yarınlarımı al da git. Ömrüm boyunca yaşayacağım unutuluşları, hüzünleri ve ölümleri bırak ve git…

Hayatta 4 yanlış yaptım: doğmak, yaşamak, büyümek ve umutlara sarılmak. 1 tek doğru yaptım: o da seni sevmek. Ama unutmuşum güzelim, 4 yanlış 1 doğruyu götürdü.

Hep kalanlara gidenleri kattım! Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım, yine bir tane sen edemediler. Zor geldi ayrılık alışamadım.

Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın. Keşke yalnızlığımla paylaştığımı seninle paylaşsaydım. Keşke senin adin yalnızlık olsaydı ve ben hep yalnız kalsaydım!

Koparma gülleri dalın da kalsın. Seni sevdim aşkımı yalan mı sandın?

Kötü diye bir şey olmasaydı, cehennem boş kalırdı. Sen beni kırmasaydın, bu can uğruna fedaydı… Seni çok seviyorum

Nasıl ki sensizliği ben yaratmadıysam, yaşayacağın bensizlikte benim eserim olmayacak. Üzülme, üzülürsen yılların senden alacağı tek şey gençliğin olacaktır.

Ne zaman sağır bir ressam kristal bir zemin üzerine düşen gülün çıkardığı sesin resmini yaparsa, işte o zaman ben senden vazgeçerim.

Ölmek dünyada unutulup gitmekmiş, ölmek bir kefen giymekmiş, ölmek o soğuk o korkunç ve o kara toprağa girmekmiş… Yok be aşkım asıl ölmek “sensizlikmiş”

Rüzgar özür dilese de dal kırıldı bir kere…

Sen benim içimde açan bir güldün. Sönmek bilmeyen alevlenen içimde. Başımı her yastığa koyuşta sen varsın hayallerimde. Çünkü sen benim içimden söküp bir türlü atamadığımsın, yar.

Sen sigara dumanın altında, yana yana en sonunda, kül oldun. Sen kibritin hiç yanmayan ucundan, birinin hayatından geçmiş oldun !!!

Sen sözlerime aldırma, gözlerin zamansız ıslanmasın. Güneşin nerden doğduğunu bilirsin ve seni nasıl sevdiğimi de bilirsin. Eğer bitsin diyorsan yine de sen bilirsin..!

Seni bırakıyorum bir elveda bile diyemeden, seni seviyorum, seni bile göremeden…

55 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.