Ayrılık Sözleri

Ayrılık Sözleri

Aldığım nefeste soluyordum da, verdiğim nefeste bulamıyorum seni ve iki nefes arası ne kadarlıksın işte onu bilemiyorum.

Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden. Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

Aşk bir kelebek gibidir, peşinden koştukça hep senden kaçar. En iyisi bırak uçsun, hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna konsun.

Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak.

Ayrılığı yok etmez ölüm, kirpiğine rüzgar değse baktığın yere kan damlar gülüm. Baksan hazırım, tutsan uçarım, öpsen ölürüm yokluğundan gayrı. Bana ne etsen ölüm. Sana gelmediğim gün öldüğüm gündür gülüm.

Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar.

Ayrılık vaktiyse duvarda çalan saatte, bir kilik vururuz yüreğimize. Ölümse soluyan ensemizde derin bir nefes çekeriz içimize. Çeker gideriz be gülüm kime ne.

Ayrılıklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp, yangını güçlendirdiği gibi.

Ayrılıktan hemen sonra kendini; Başkasının kollarına bırakana “rezil” alkole bırakana “sefil” zamana bırakana ise “asil” denir.

Bana unut diyorsun mademki unutmak o kadar kolay sen onu unut ve bana dön.

Bana yol vermeyi düşünmeden önce, sana verdiğim yolda yürümeyi öğren.

Bazen öyle konuşacaksın ki, karşındaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bir susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek.

Ben seni bir damla sudan kıskanırken; Meğer sen ne yağmurlarda ıslanmışsın.

Beni sevdiğini sandığım hayalim en büyük kabusum oldu. Şimdi ben onu en tatlı rüyasından uyandıracağım.

Bir cümle olup sana dertlerimi anlatmak isterdim ama sen hep nokta olup beni susturdun.

Bir kişiye gerektiğinden fazla değer veriyorsan; Ya onu kaybedersin ya kendini kahredersin.

Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık. Çünkü ; Sen, rüzgarın coşturduğu bir toz bulutusun. Bugün bana esersin yarın ellere.

Bir romandın okuyup da bitiremediğim, bir hayaldin yalvarıp da hükmedemediğim, bir sendin merhaba deyip elveda diyemediğim.

Bu son gidişim bir daha dönmem, bu son sevişim bir daha sevmem, bu son şanstı bir daha ölemem.

Bugüne kadar gözyaşlarımı hak edecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarım değersiz ya da uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar edersiz.

Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuş çoktan.

Eğer inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen, gün gelir en sağlam yerinden kopar, canın yanar.

Elveda dercesine bakan gözlerine; Eyvallah dercesine çeker giderim.

En kötüsü de başkalarıyla da seninle konuştuğu gibi konuştuğunu görmek olsa gerek. Özel olmadığını fark etmek yani.

En mutlu gününde yanında yoksa, onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan, bil ki terk edilmişsindir.

Gelme çocuk! Benim denizimde yüzemezsin sen, kolların kısa kalır dalgalarıma, ölürsün çocuk! Bulaşma yalnızlığıma…

Gidene bir not: Kapıyı kapatma gelenler var!

Giderken ardına bakma, yakışır bir veda olsun. Hayatımı mahvettin ama güzel roldü, helal olsun.

Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı, gel de dindir bu ızdırabı.

Gitmek istersin bazen gidemezsin. Her şey yolunda olsa bile. Her şeyin o olsa bile. Olmaz. Gitmen gerekse bile, gidemezsin.

Gittin! Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza. Ne sen dönebilirsin artık geriye, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

Gönderdiğim mektubu okurken ağlama sakın. Senin bir tek gözyaşına kıyamam aşkım. Beni senelerdir ağlatıyorsun ama. Gözyaşlarım boşa değil içinde sen varsın.

Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim.

Gözümde hasretin dinmez, yağmuru kadere el açıp seni dilendim. Bitirdin bendeki bütün gururu, yüz kızartıp senden seni dilendim.

Gözyaşlarım kadar değerlisin; ama gözyaşlarım nasıl gözümden düştüyse şimdi sende öylesin.

Hadi yüreğim ha gayret, hele sıkı dur hele sabret, başını eğme dik tut, bu bir rüyaydı farz et.

Hani bir Kelebek yakalarsın ya bakmak istersin; Elini açsan kaçacak sımsıkı tutsan ölecek, işte böyle bir şey seni sevmek.

Hayatta seyirciler ve oyuncular vardır. Ben kuralları koydum, isteyen seyreder, isteyen oynar.

Hayattaki en acı olay; Merhaba diyen ellerin, elveda diyerek ayrılmasıdır.

Her şeyi dağıttığım için üzgünüm. Sen toparla, yeniden bir hayat kurarsın. Ama benden bir başkasıyla, ben yokum artık.

Her şeyin öncesi ve sonrası yalan. Senden önce vardım belki ama senden sonra yokum inan.

Her yürek sevebilseydi zaten adı yürek olmazdı ve her seven yürekli olsaydı aşk bu kadar basit olmazdı.

Hey sana diyorum şehirli kız! Sen hiç akşam yatarken gözlerini evin tavanına dikip hiç kendi yazdığın sinemayı oynattın mı? İşte ben her gün seni düşünüp bir sinema oynatıyorum. Keşke benim sana verdiğim değerin yarısını sende bana verseydin. Belki o zaman baş rolde ben oynardım bir başkası değil.

Kader olsam yazılsam alnına. Yar olsam kazınsam aklına. Ve “Dua” olsam, dökülsem dilinden. Sen “Amin” desen, O an kabul olsam.

Konuşarak da anlaşamıyorduk, susarak da. Ben yazmayı tercih ettim, o hiç okumadı.

Masumiyetimi esaretimi al, varlığım koyarsa hayatımı al. Kal bir sigara içimlik daha kal, belki o zaman gitmezsin.

Mutlu iken söz verme, üzgün isen cevap verme, öfkeliysen de sakın karar verme… Yoksa üzende sen olursun üzülende.

Ne çıkar terk ettiyse, bırakıp ta gittiyse. Kolayı var arkadaş, sende ona gülersin onun yaptığı gibi başkasını seversin.

Ne kadar çok seversen o kadar çok gider. Ve ne kadar çok özlersen bir o kadar daha gider.

Ne yürek kaldı sana verecek nede inancım kaldı seninle bu yolda gidebilecek. Kızgınlıklarım içimde kor oldu, seni toprağa gömecek.

Nerede kaybediyoruz biliyor musun? O’na mesaj atıp cevap alamayınca, merak edip ikinci mesajı attığımızda.

75 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.