Buda

Buda

Aylak olmak ölüme doğru kısa bir yoldur ve çalışkan olmak bir yaşam biçimidir; ahmaklar aylaktır, zeki kişiler ise çalışkan.

Başarabileceğimiz en zor şey arzularımızı dizginlemektir.

Bir kaşık nasıl ki içine girdiği çorbanın tadını almazsa, ömrünü bilge kişilerle geçiren bir aptal da hikmet yolunu bulamaz.

Bir mumdan binlerce mum yakılır da, mumun ömrü kısalmaz. Mutluluk asla paylaşmaktan azalmaz.

Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur, düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.

Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez.

Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.

Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir.

Doğru olmanın bir diğer yanı da acımak, şefkat ve başkalarının üzüntülerini paylaşmak, alay etmemek, dargınları barıştırıp kaynaştırmak, her zaman iyi söz söylemek ve iyi hareket etmektir.

Doğruluk, bir canlı yaratığı öldürmemek, kendinizin olmayan şeyi almamak, başkasının eşine saldırmamak, yalan söylememek ve sarhoş eden maddeleri kullanmamaktır.

Gece uyanık kişiler için ne kadar uzundur, yol yorgun kişiler için ne kadar yorucudur; ölümle son bulan hayat yolculukları da doğru yolu bulamayan akılsız kişiler için ne kadar uzundur.

Geçmişle yaşamayın, geleceğin hayalini kurmayın, aklınızı şu ana yoğunlaştırın.

Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.

Hayat ağacınızın yapraklan sararıyor ve ölüm habercileri sizi bekliyor. Çok uzaklara yolculuğa çıkacaksınız. Bu yolculuk için herhangi bir hazırlığınız var mı?

İki yüzlü ve kötü bir arkadaş, vahşi bir yaratıktan daha fazla korkulmalıdır; vahşi bir yaratık vücudunuzu yaralayabilir, ancak kötü bir arkadaş aklınızı yaralar.

İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur.

Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut. İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.

Mesleğim, şefkat ve merhamet mesleğidir. Gayem, bir filin kamıştan bir kulübeyi yıktığı gibi kötülükleri yıkmaktır.

Ne alev ne yel, ne doğum ne ölüm, hiçbir şey iyiliklerinizi silemez.

Ne düşünürsek oyuz.

Ne ettiysen o'sun. Şimdi ne edersen, o olursun.

Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama...Dört büyük element bunlardandır.

Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir.

Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur.

Öfkeye sarılmak birine atmak için kavradığınız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.

Öfkeye tutunmak, zehri kendin içip ötekinin ölmesini beklemek gibidir.

Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.

Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk.

Sen kendin, tüm evrendeki herkes kadar, kendi sevgi ve şefkatini hak ediyorsun.

Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.

Sonsuz hayat hiçbir şekilde zaman ile ölçülemez.

Sorun, zamanınız olduğunu sanmanız.

Uykuda yaşayan insanı uyandırmak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Belirli şartlar sağlanamazsa farkındalık oluşmaz.

Varoluşun sırrı korkusuz olmaktır. Ne olacağınızdan korkmayın, kimseye güvenmeyin. Yalnız tüm yardımı reddettiğiniz an özgürsünüzdür.

Aklınla ve sağlıklı zihninle uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma, onu ben demiş olsam bile.

Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.

Bir derdin varsa, derman bulmaya çalış; bulamıyorsan da, onu dert etme.

Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.

Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.

Bizden nefret edenlerden nefret etmeden yaşayalım. Gelin, bizden nefret edenler arasında nefretten kurtulmuş olarak yaşayalım.

Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur.

Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.

Kimse 'nasıl olsa bana zararı dokunmaz' diyerek küçücük de olsa kötülük düşünmesin. Su damlalarının damlaya damlaya su kabını doldurması gibi, budala kimse de azar azar toplayarak kendini kötülükle doldurur.

Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın.

Nasıl ki okçu okların düz olmasına özen gösterir, usta da dağınık düşüncelerini öyle toparlayıp yönlendirir.

Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.

Övmek veya yermek bilge kişinin dengesini bozamaz.

Sağlık en büyük hediyedir, doyumluluk en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Nirvana ise en büyük mutluluk.

Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.

Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.