Charles Bukowski

Charles Bukowski

Anladım ki; Hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.

Aşk ne zaman biter biliyor musun? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.

Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.

Size zamanını ayırmayan birine, Asla kendinizi harcatmayın.

Unutmayın dostlarım, Daha çok seven taraf, kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her coşku şeytanla pazarlıktır.

Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer; Ben çok pahalı bir tabloyum.

Basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer. Hayat devam eder.

Bence içmek, her gün tekrarlanabilen ve ertesi gün tekrar hayata dönülebilen bir intihar şeklidir.

Benim de kalbim boş artık, Tıpkı sizin beyniniz gibi...

Birini ne kadar çok seversen, hayat onu senden o kadar uzaklaştırır...

Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız.

Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.

Dostumsan yanımda, düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen; Benden uzak ol...

Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştığımız ipler çok kısa.

Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.

En büyük acı, başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum... Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım... Seni sevmenin daha az cesaret istediği bir devirde, senden nefret ediyorum...

Hayat öyle lanet bir şey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.

Hayatınızdaki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor. Biriktirmeyin dostlarım...

Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bir o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.

Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.

İnsan; Geçmişin hasretlisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikâyetçisidir.

İnsanlar yorgun, hayat tarafından cezalandırılmış, ya sevgiyle ya da sevgisizlikle sakatlanmış.

İnsanların size karşı olması diye bir şey yoktur dostlarım, onlar sadece kendilerinden yanadırlar o kadar.

İnsanların, senin hakkında ne düşündüklerini önemsemeyerek, ömrünü uzatabilirsin mesela.

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.

Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.

Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler ve sana verdiğim değer, Hayvanseverlik bu olsa gerek.!

Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.

Mutlu insanlar; Her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.

Mutlu olmadığın biriyle mutlu görünmeye çalışma. Olan mutluluğa olur.

Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim

Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır...

Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terkte.

Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir.

Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren! Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak...

Suçum var mı? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.

Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler.

Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir.

Üzülme evlat, Kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.

Yalnız olmak, Yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

Yaşam felsefemi sordular cevapladım ..

Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan; Hazırsın demektir: artık mutsuz olabilirsin.

Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.

Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.

Afrika'ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu.

Aşikardı: İnsanların, iyi insanların kötü insanların, hatta korkunç insanların bile başına gelenler adil değildi sanki. Tuzağa düşmüş bir dünyanın tuzağa düşmüş hayatında ilerledik metal makinelerin arasında, ve bu çok tuhaftı dostlarım.

Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.

Aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır.

Bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum... Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok... Yine de çıkamıyoruz filmin içinden! Ve film kötü.

121 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.