Duygusal Sözler

Duygusal Sözler

Adına şarkılar yazmadım diye resmini yollara çizmedim diye sanma ki sevgilim seni sevmedim.

Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.

Aşk nedir diye sorma bana. Sen derim tamamlayamazsın.

Aşkımın baharı sensin diyerek, kalbimin feryadı dinsin diyerek, hayatta yalnız seni severek, açılan gülümü dermeye geldim!

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor…

Aslında suçum yok hakim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri…

Aslında yaprak ağaçtan sıkılmıştı sonbahar bahane…

Atomu çekirdeğine kadar çözdüm ama senin o güzel gözlerinin ardındaki sırrı çözemedim.

Baharın gelmesiyle taşlar yeşermez toprak ol ki sende renk renk güller açsın.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.

Basit bir erkek, sevgilisini diğer kızlarla kıskandırır. Gerçek bir erkek ise, diğer kızları sevgilisiyle kıskandırır..

Bazen acıyla tanışmanın adıdır aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.

Bazen dünyanın en zor mesleğidir.  Kendi duygularına tercüman olmak.

Bazen insan öyle özlenir ki… Özlenen bilse, yokluğundan utanır.

Ben seni kalbime yar diyerek, gurbette sevgilim var diyerek,  alın yazıma boyun bükerek, güzel gözlerini görmeye geldim!

Ben yağmur yüklü bir bulutum, kime çarpsam ağlarım.

Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Bir mum ateşe gönül vermiş, ateş onu eritip tüketse de razıymış. Çünkü onu çok seviyormuş. Bu sevgiye hayatını adayan mumun tek korkusu, o eridiğinde ateşin sönmesiymiş…

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi sorsaydın inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı!

Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.

Bugün senin için bir şey yapmıyorsam, dün elimden geleni yaptığım içindir.

Bunca çilenin sonu değil mi bir avuç toprak. Ölümden yana korkum yok, tek korkum unutulmak!

Cama vuran her damlada bir tek sen varsın, ne diyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın.

Dağlarda çiçek solduğu zaman, göklerde bulut olduğu zaman, yağmurlar sel gibi aktığı zaman anla ki bir tanem ben geliyorum!.

Daha cesurum artık. Keşke dememek için çabalamıyorum. İçimde büyütmüyorum hiçbir şeyi ve kimseyi. Hiç hayatımdan çıkmayacakmış gibi davranmıyorum. Gitmek isteyene bir yolda ben çiziyorum… Selametle…

Deniz, kumsaldaki kumları; zaman, geçmişteki anıları; siler. Ama hiç bir şey kalbimdeki gerçek sevgini silemez!

Dikenli tellerden bir kelepçe hazırlayın, takın bileklerime kanasın. Asın beni o yarin gözlerine, cesedim gözyaşlarıyla yıkansın.

Dışarda yağmur, kalbimde rüzgar,  seviyorum seni dünyalar kadar. Yüreğim yanar, gözlerim ağlar, içimde sadece senin hasretin var.

Dokunabilir misin yüreğime? Tutabilir misin dalgın bakışlarımı?  Avuçlarının içine ismimi kazıyabilir misin? Silinmemecesine. Sevgileri ilk günkü gibi yüreğinde taşıyabilir misin? Her yıl dönümünde yüreğinde sakladığın sevgileri gösterebilir misin? Bana sunabilir misin bir çiçek demetinde? Güneş gözlerimin ateşinde yanmayı göze alabilir misin? Ömrün yettiğince… Cesaretin var mı? Varsa söyle… Eğer sadık kalabileceksen sözlerine, ben hazırım yıllara karşı koymaya… Başını sallama öyle, yolunu almış bir aşka…

Dolmasın gözlerin düşündüğün an, geçmişle teselli bul zaman zaman, bu hasretlikte biter diye dayan, benden başkasını sevme ne olur!

Dünya’nın en güzel şeyini sana vermek isterdim ama seni sana nasıl verebilirim ki…

Düşünki ben yağmur damlasıyım, yere düştüm mü dağılırım. Düşünki ben bir kar tanesiyim, güneşi gördüm mü eririm. Düşünki sen benimsin gittin mi ölürüm.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

Eğer bir dilek hakkım olsaydı benim hayatıma getirdiğin mutluluğun aynısını sana getirmeyi dilerdim. Sevmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmeni dilerdim.

Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, o zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.

Gece gündüzden, doğru yanlıştan kaçar. Güneş yalnızdır ama etrafına ışık saçar. Yalnızım diye üzülme! Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.

Gel seninle Dünya’yı paylaşalım; Deniz senin olsun; kumsal benim. Ay senin olsun; yıldızlar benim. Ya da gel şöyle yapalım; Her şey senin olsun… Sende benim.

Geldiğin kadar değil göründüğün kadar mutlusun ve sakın ola unutma gittiğin kadar değil hak ettiğin kadar unutulursun.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

Gönül bahçeleri yuvasız yersiz, hayatın tadı yok anladım sensiz, toprak mezar olsun bana kefensiz, yaşayamam sevgilim inan sensiz.

Gönülden gönüle köprü kurarken sağlam olmasına dikkat et… Üzerinden geçecek ağır duyguları taşıyabilsin…

Gözümü bağlayıp sırtımdan itip atsalar; yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm…

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama, gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var…

Hasretin bir yana, kahrın bir yana, sensizlik ne demek sorsunlar bana, bu hasretlik biter nasıl olsa, yine de sevgilim doyamam sana!

Hayalin gözümden bir gün biter mi, yazdığın yazıyı yıllar siler mi, ismini anmadan günler geçer mi, sensiz yasamak mümkün mü söyle!

Hayalleri mi bir köşede öldürüp hızlıca uzaklaştım ordan ama yine üstüm başım

Hayat o kadar acımasız ki; bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Hayatı tesbih yaptım bazen çekiyorum, bazen sallıyorum.

110 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.