Okan Bayülgen

Okan Bayülgen

Ben hakikaten her insanin beğenelim yada beğenmeyelim kendisine has bir tavrı olmasından çok hoşlanıyorum. Onun için farklı görüşler, farklı tutumlar, toplumun genel yapısına uymasa bile bütün bunların toplumu beslediğini düşünüyorum.

Ben hayatta başıma gelen her kötü şeyden sonra, kendi kendime söyle bir terapi yapmışımdır: Lütfen Allah’ım bu acı, bu boktan olay beni katılaştırmasın. Beni kindar bir insan yapmasın. Beni espriden yoksun zavallı bir insan haline getirmesin.

Beraber olduğun insana ne kadar ruhunun zenginliğini ortaya çıkararak , zekanı kullanarak davranırsan , o kadar mutlu edilirsin, o derece sürprizli ve keyifli bir yaşamın olur

Evet ukalayım. Ukalalık çok güzel bir şey ayrıca… Ukalalık bir yeniliktir. Ampulü icat ettim, yerçekimini buldum diye ortaya çıkan adam ukaladır. Kimsenin bilmediği bir şeye takılmıştır. Üniversitelere söyleşilere gittiğim zaman benim de gözüme hep ukala insanlar takılır. Çünkü onlar dikkati çekiyor.

Nietzsche “Bütün harikalar, ürpertici kılıklara burunmeli ancak bu şekilde insanların kalplerinde bir yer edinebilirler”der. Çünkü sempatik ve aptal bir şey, sempatik ve aptal bir şey olarak hayatınızdan gelip geçer. Ancak uğruna çaba harcadığımız, önce korktuğumuz, direndiğimiz sonra kabul ettiğimiz ve sevdiğimiz bir şey kalbimize yerleşir. Ve ondan kolay kolay vazgeçmeyiz…

Unutamadığım hiçbir arkadaş yok. Unutamadığım hiçbir şey yok. Hep daha iyisini yasadım. Benim gayretim budur. Sırf bitireyim diye bir tırtıla bile dönüşebilirim ben. Kurbağadan prense ve prensten tekrar kurbağaya. Mesela kadınları terk edemem ben. Hepsi de bunu bilir. Çok pis bir numaradır. Sonra ne arar, ne de sorarım. Basta çok zevk alırlar bundan. Ama sonra bir bakarlar ki, uçup gitmişim hayatlarından. İlişkilerimde yaptığım tek akillilik bu iste…