Sitem Sözleri

Sitem Sözleri

Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden. Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

Araya koskoca yıllar girse de kalbim seninle bu can seninle koskoca dağlar girse de araya ben seni unutmam unutamam ki ben sana kocaman bir can verdim sen bana sevgi dürüstlük verdin ben seni nasıl unuturum ki sen bana bir can bir sevgi verdin…

Artık günlerim günlerden uzun gecelerim gecelerden yalnız seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım yalnız senin yokluğuna alışamadım şimdi anlıyorum açıdan hasretten gözyaşından başka hiç bir şey vermemişsin bana yıkılan hayallerime yok olan geçmişime kaybolan geleceğime ağladım ağladım çocuklar gibi ağladım…

Aşk kadınların kalbinde, erkeklerin cebinde gezer.

Aşkımız şu üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.

Ay doğarken bir soğudun arkasından, gül yüzünde şişli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliğim kederliyim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum.

Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.

Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki sitemli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler

Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şimdi güneşin doğmasını bekle…

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Bulunmaz bir güzel gibisin ama Yüreğin taş gibi yüzün kusursuz. Bakışın dünyaya değerdi ama Tut ki taşıdığın kalbin namussuz

Dönmeyeceksin biliyorum, tutmayacaksın ellerimden öpmeyeceksin dudaklarımdan sevmeyeceksin beni deli gibi, vurmayacaksın kalbine zinciri benden başkasını da alacaksın sevgilim!

Dost diye nicelerine dayadımsa sırtımı. Sırtım yere geldi oysa dost dost gibi dost olaydı sırtım yere gelmezdi…

Dünyanı tersine döndüreceğim, senide canından bezdireceğim, yaktığın ateşi söndüreceğim, hesabım bitmedi daha seninle.

Hep dertlerim olunca bırakıp gider dostlarım beni hep yalnızları oynarım sessiz gecelerimde, her yüzüm güldüğünde dostum olur yanımda o zaman dost olduklarınız hatırlar hepsi güler yanımda, sadece ağladığım zamanlar yokturlar yanımda!

Her şey boş zaten bu olumlu dünyada. Kalbimi kırma, bir gün duracak nasılsa…

Korkum sevmek değil; korkum sevip te ayrılmak… Korkum kurşun yemek değil; kalleşçe vurulmak… Korkum ölüm değil; senin tarafından unutulmak…

Öyle kolay değil benden kurtulman, hesabım bitmedi daha seninle, öcümü almazsam haram yaşamak, hesabım bitmedi daha seninle.

Sen bir şeyler verdikçe dost görünen çok olur. Birde sen işte gör, hepsi birden yok olur!

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm

Yarı yolda satacak olan varsa baştan def olsun, bir insan ya doğuştan adam olsun ya da kendi kendine yok olsun. İsteyen vursun…

Yüreğimde müebbet aşkın emaneti, gönlüm kırgın ve yaralı. Seni unuttum sanma bu gönül hala sana sevdalı ama bu yürek seni aramayacak kadar delikanlı…

Yürüdüğün yollardan geçebilirsin bir daha fakat anılardan, asla!

Anne! Ölüm, bir kar gibi yağsa da ayakuçlarına, ben o ayaklarının altındaki Cennet’te üşümek istiyorum…

Aşkımız için kan dökmemi istiyorsan sana dünyanın şah damarını keserim ille de senin kanın olacak diyorsan mühim değil ben seni toprakta da severim.

Ben seni öküz gibi sevmiştim. Ama sen beni öküz yerine bile koymadın.

Beyaz bir güvercin yolluyorum sana bu mesajla birlikte. Bu bir barış mesajı. Tüm kırgınlıkları yok etsin ve sen özürlerimi kabul et diye…

Bir davetiye verdiler bugün elime, oku da gör dediler seni seveni. Okudum ağladım, inanamadım… Senindi o davetiye, benim ismim yerine başka isim yazılmış, altına bekliyoruz diye imza atılmış, üstüne bekliyoruz diye kalp kazılmış, dayanamam gelirsem ben o düğüne… Gözyaşlarım benden olsun sana hediye!

Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde”!

Bir gece ay bana sordu. Neden seni ağlatan biriyle berabersin. Aya baktım ve dedim ki sen hiç gökyüzünden vazgeçebilir misin…

Bir gün gururunu yenip bana geri dönmek istersen sakin dönme. Çünkü senin gururunun bittiği yerde benim gururum başlar…

Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip ölüme sessiz sedasız gitmek istersen, yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın, sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim…

Bir insana gereğinden çok değer verirsen o insanı kaybedersin!

Bir serçeydim sürüden ayrılmış, gökyüzünde kaybolmuş, o ise bir kartalmış avlanmaya çıkmış gelmiş bula bula beni bulmuş.

Bir yolcu uğurladım yaşlı gözlerle arkasından bağırdım git güle güle o an dudaklarından döneceğim tüm gücümle haykırdım bekleyeceğim.

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam!

Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönülmez bu kadar sevmeyince…

Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Değer verdiğin insan sana değer vermiyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın…

Dostumuzu sevdik yılan oldu bize, arkadaşımız dedik yan baktı sevgilimize, bu sözlerim gelsin dost bildiklerime, yalanları oynamışız bu alemde…

Dün çiçekçinin önünde bir gül gördüm, dünyanın en güzel gülü benim diye haykırıyordu. Gülü aldım, ama en güzel gül olduğu için değil…seni görüp utansın diye!…

Dünya döndükçe sen hep bana dönmeye. Başını her yastığa koyduğunda beni görmeye. Her kahkahamda gözyaşı dökmeye. Ben yaşadıkça sen ölmeye mahkumsun.

Eski dostlarını unutan mevki sahipleri, zamanı gelince yeni arkadaşları tarafından unutulmaya mahkumdur…

Gönül penceresini açık bıraktım kimi camini kırdı kimi çerçevesini.

Hayatta dört yanlış yaptım; doğmak, yaşamak, büyümek ve umutlara sarılmak, bir tek şeyi doğru yaptım o da seni sevmek ama unutmuşum güzelim dört yanlış bir doğruyu götürdü…

Hayatta hiçbir şey ağlamaya değmez. Değen zaten ağlatmaz. Ağlarken basını dik tut ki gözyaşların seni ağlatan kadar alçaltmasın.

71 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.