Sunay Akın

Sunay Akın

Gelir gibi yapıp köşeden ‘U’ dönüşü yapıyor mutluluk. Bir türlü mutlu olamadık biz de, ama hala U/mutluyuz

Yokluğunun Iki Yakasını Bir Araya Getirip, Varlığını Ilikler Misin Ömrüme?

90 – 60 – 90?ı herkes bilir, elbetteki vücut ölçüleri. bir de 200 – 70 – 60 var. unutmayın buda tabut ölçüleri..

Aşık olmak erkeğe yakışır, kadına asla. kadına yakışan sadece aşktır…

Aşk dediğin ne görsel bir olaydır, ne de göreceli. Üç harf ve tek heceli; tıpkı “SEN” gibi..

Aşk Sakızdan Çıkan Sözler Kadar Basit Olmaya Devam Ettikçe, İnsanlarda Onu Çiğneyip Tükürmeye Devam Edecekler.

Aşk; Bir Bakıma Sobaya Dokunmak Gibidir. Bir Defa Yanarsın, İzi Kalır. Sonra Bir Daha Dokunmazsın Sadece Yanına Yaklaşırsın.

Ben Yaşadıklarımın Hiçbirini Unutmam, Evet Yeri Gelir Susarım; “Ama Bir Gün Öyle Bir Giderim Ki, Kaybedeceğim Hiçbir Şey Olmaz!

Bir insanın zenginliği HİSSE senetlerine göre değil, HİSSİ senetlerine göredir… : )

Bir kez olsun çıkmazken ağzından; ‘seni sevdiğimi’ her gün söylememi yadırgama.. bil ki bu şehirde iskelenin verilmesini beklemeden atlarım vapurlara..

Bunca Kalp Kırıklıklarına Rağmen Küçüklüğümde Yaptığım Gibi Rüzgarı Arkama Alıp Bağırmak Istiyorum Hayata: Acımadı Ki !

Büyüklerle ben yapamıyorum çocuklar da almıyor beni oyunlarına devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim …açılamıyorum sana.

Dağ Yolu benden kısadır boyun bir köy otobüsünün dağa tırmanması gibi uzanırsın dudaklarıma katılmaz oldu nicedir yolumun tozu dumanına.

Dünya Böylesine Güzel Olurmuydu Yine,Diplomasını Çerçeveleyip Para Kazanma Derdine Düşseydi Dr.Che,Yüreğini Dağlara Asmak Yerine.

Fazla ciddiye almayın hayatı nasılsa içinden sağ çıkamayacaksınız…

Güveniyordum oysa ben sevgimize… vapur iskelesi, ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar

Halt Etmiş Türkçe Öğretmenleri; En Uzun Fiil Beklemek’tir Çünkü.

Hayat işte.. Uykun gelsin diye hayaline giren koyun’ları, Uykun kaçsın diye hayatına giren öküz’leri sayarsın..

İlk Önce Konuşmaktan Korkarsın Sevdiğinle, Sonra Ona Aşık Olmaktan. Bunlar Neyse De, En Son Kaybetmekten Korkarsın Işte.

Kaza Süsü Biri çıkıp öldürsün beni ve kaza süsü versin cansız bedenime nasıl da sevinirdim ilkokul pencerelerine bayrak asarken doğduğum kazanın her bayram öncesi süslenmesine Çay bardağı biçiminde yontulsun mezar taşlarım ve yaşamdan bir tek yudum bile alamayacağım için üstlerine yatay olarak bir de kaşık konsun Ne başucuma ne de ayak ucuma dikilsinler biri sağımda diğeri solumda olsun ki görenler mezarı sansınlar bir çocuğun Peşlerinde koşturarak papazı kiliseden çaldıkları günah çıkarma kulübesinde şiir kurtuluş örgütünü kuran kenan evren lisesinden terk çocuklar mutlaka gelirler cenazeme her birinin elinde deniz yıldızı Üzülmeyin dostlarım ezbere bilirim latince sözcüklerini hayvanlar ansiklopedisinin adını bilmemiş olmaktan utanmayacağım asla tabutumun içine girecek ilk böceğin

Külkedisi ne yapsın, kendisini ancak ayak numarasından tanıyabilen bir salağı ..

Ne garip şey şu mutluluk! Gitti mi gider, çağırsan gelmez, gelse de kalmaz, kalsa da yetmez.

Ne Zaman Sıkıca Tutsam Aşkı Yüreğimle, Annem Dürter Usulca Hadi Uyan Diye.

Oyuncagın kırıldı diye üzülme cocuk.. Büyüyünce kalbini paramparça yapıcaklar…

Özlemin tarifi yok, kim ne demişse sebebi çaresizlik. yanımdayken bile sana doyamazken, nasıl anlatılır ki sensizlik .

Sağır Ve Dilsiz Ki Okşarken Sevgilisinin Tenini Elleriyle Hem Sevişir Hem Konuşur.

Seni bir çivi gibi çaktım çünkü beynime ve toplayıp bütün kerpetenleri …attım denize..

Söylediğin Her Yalandan Sonra “Keşke Hep Çocuk Kalsaydım” Deme. Çünkü Sölediğin Her Yalanda Yeterince Küçüldün Zaten Gözümde.

Tamda Unutmuşken Gittiğini, Artık Acıtmıyorken Yokluğun, En Içten Kahkahalarımın Arasında “Aklıma Gelmek Zorunda Mısın?

Yüreğim ıslaktır benim, kuytularda ağlamaktan. Ve hafif uçuktur rengi, Kurusun diye kaç kez güneşe asılmaktan…

“Git tabi git… Kirpiklerime bir kara diken de sen ekle… Henüz sokaklarına bile alışamadığım, Bu kente ver beni… Ve bakışının talan ettiği yerlerimi al, Öyle git… Gidersen git tabi… Yıkılmaz bu şehir… Yalnızca dokunduğum bütün kelebekler ölür… Ellerim üşür, Korkarım yağmur yağarsa, Ellerimi de götür…”

Artık Ne Sıradaki Parça Sen Ol, Nede Bana Gel; Bence Sen Biraz Dürüst Ol Ve Önce Kendine Gel.

Bazen Başını Alıp Gidebilecek Kadar Cesur; Ve Bazen Kalıp Herşeye Gözyumacak Kadar Yürekli Olabilmeli Insan.

Bazen susmak gerekiyormuş, bazen bomboş bakmak hayatın yalanlarına… anlamaya çalışmak saçmalık! anla…madan yaşamak gerekiyormuş.. ama bazen! unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına. zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren…

Bazen Unutmak Gerekiyormuş, Unutulma Pahasına. Çünkü Zaman Değilmiş Gideni Geri Getiren, Aslında Zamanmış Var Olanı Götüren.

Belki aradığını bulamamış olabilirsin bende; ama unutma ki, bende bulduğunu bulamayacaksın hiçkimsede..

Çocuğunu asma köprüde sallayan, Bir annedir İstanbul. Ki onun içi süt dolu, Bib…eronudur Kız Kulesi.Soğusun diye suya tutulan…

Çocuk Değilim Artık, Büyüdüm. Biraz Yorgun, Biraz Kırgınım Yine De. Yeter Artık! Giden Yolunu, Kalan Yerini Bilsin Sadece.

Dürüst olalım beyler İlk adım sizden… Sökün savaş gemilerinden Can simitlerini

Eğer Inceldiği Yerden Kopmasına Izin Vermezsen, Gün Gelir En Sağlam Yerinden Kopar. Canın Yanar, Canını Yakar.

Elinden geleni yaptıktan sonra sıra ayağından geleni yapmakta… gitmek gibi mesela

Ellerini yıkamadan şiire oturmayan çocuklardık, … ……büyüdüğümüzü hatırlatacak olsa biri; gelmişine geçmişine… Ağlardık! Sen hüznü Mayıs’ın, ben Ekim’in ölüm kırılganlığı! Adı bahar olan ayrı mevsimlerin, aynı masalında buluştuk.

Hani bir kelebek yakalarsın, bakmak istersin.. ama elini açsan kaçacak, sımsıkı tutsan ölecek. işte böyle birşey seni sevmek

Hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için var olacak şeyler…

İki pencere açık kalınca cerayan, iki yürek açık kalınca aşk olur. Ama sonuç değişmez: ikisinin de sonunda ” üşütürsün “.

İki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir son istasyonun

İnsanlar sizin onu ne kadar çok sevdiğinizi anlarsa bırakıp gider, boş kalır elleriniz.ilk önce kalp kırılır,sonra hayalleriniz.

Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna

Kaderini sev belki seninki en iyisidir…

Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar .

Mahalledeki en güzel kızın duvara aynasından yansıttığı ışığı nedendir bilmem hep ben yakalardım onca çocuğun elleri arasından.

66 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.