Tuncel Kurtiz

Tuncel Kurtiz

Ağaçta, sen ve ben gibi nefes alması lazım. Yakın çatarsan onları nefes alamaz.

Aileden biri ayrıldığında, yüzünü unutsan da, sesi kalır seninle. Yinede devam eder seninle konuşmaya.

Aileden biri bıraktığında seni ya da sen bıraktığında aileni, karanlıkta hala çağırırsınız birbirinizi.

Ailen olmadan kolay hedefsin düşmanlarına.

Baba ile çocuk, birbirine emanettir Tanrı’dan.

Bir babanın çaresizliği, çaresizliklerin en korkuncudur.

Bir yankı… Durmadan yalnızsınız.

Her şey kurşun olur sıkarsın kendi içine, Sevdiğini öldüren herkes bilir bunu.

Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.

İnsan bir gün gırtlaklayacağı tavuğu sevmeye kalkarsa, aç kalır!

O benim kanım değil, canım.

Oyunun sonuna geldiğinde, çoktan tükenmiştir gidecek olduğun yerlerin.

Oyunun sonunda her yol, ayrı bir sondur.

Sana çekilen her bıçağın kınında, cevabını bilmediğin bir soru onun içindedir.

Sana ne öğrettim kızım! Ailene güven, başkasına değil.

Sen adamlarına öldürmeyi öğrettin, ben ise ölmeyi.

Sen kendin için yalvarırsın, ben sevdiklerim için.

Yapacak bir şey kalmayınca, hiçbir şey yapmamak en iyisi.

Ama kötülük öyle mi? Hep yanı başındadır insanın.

Artık bir şeyi seçemem. Her yerde olmalısın.

Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen, zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı.

Bir ihtimal daha var. O da ölmek mi dersin? Söyle canım! Ne dersin?

Bu sona nasıl geldim diye soruyorsan; kendine sorduğun ilk soruyu hatırlayacaksın!

Çünkü bir hata, gözden kaçan bir söz; her şeyi kaybetmektir.

Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor, içine zehir döktüğümüz kupayı.

Döktüğüm kanla akıp gitse her şey, bir vuruşta sonuna varılsa işin,

Hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Her cevap bir bilinmeyene çıkar.

Köpeği köpek yapan sadakatidir yeğen.

Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın, sana hayat çeker gider sadık kalmaz sonunda.

Öbür dünyayı gözden çıkarır insan. Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.

Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü.

Sadaka gibi verilmez sadakat, isteyen hepsini ister.

Sadakat endam değildir aslında, sevgiden kör olmaktır.

Sadakat ne menem şeydir bu sadakat?

Sadakat sevdiğinin kalbini tutup avucunda tutmaktır. Sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.

Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile.

Sadakat ya birine doğru koşmaktır, ya birinden kaçmaktır sadakat erdem değildir aslında.

Sadakat, başkası istedi diye hain olmak değilmiş. Sadakat; kendine sadık kalmakmış.

Sen hain değilsin. Sen sahibine aşırı sadıksın.

Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır.

Sevdiğine sadık kalan adam, kendinden vazgeçen adamdır.

Sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir ihanet eden sadakat ister.

Teslim olunmadan sadık olunmaz…

Verdiğimiz kanlı dersi alan, gelip bize veriyor aldığı dersi.

Yemin etmeden bir daha düşün, çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.

Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim; yolun başında kimdin: Unutursun

Bazen öyle acır ki için; değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.

Bir kere aktı mı zamanın içinden, suyun yolu değişmez. Unutma!

Bir kere ihanete uğradın mı, anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri. Hatırladıkça affetmek istersin yeğen. Çünkü affetmek, unutmak demek! Öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin.

89 kayıttan 1 ile 51 arası kayıt gösteriliyor.